Son Sayı
Önceki Sayılar
Mardin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:42 07:22 12:29 15:00 17:18 18:46
İLETİŞİM
YARALI KUŞ VE DERVİŞ
Tarih: 7.2.2019 11:20:31 / 385okunma / 0yorum
Faruk Aktürk

Bu haftaki hikâyemizde Hz. Süleyman´ın hayvanlarla kurduğu diyalogları ve onların konuşmalarını dile getireceğiz. Hz. Süleyman, mal, mülk, makam ve mevkileri ile tanınmışsa da onun ağır basan yönü de hayvanlarla olan iletişim kurma yolarıdır. Kuran-ı Kerim´e göre Hz. Süleyman iyi bir kuldur. Kendisini Allah yoluna adamış bir insandır.  Hz. Süleyman hayvanların dilinden anlayan bir yapısı vardır. Hz. Süleyman´ın hayvanlarla konuşması hakkında şöyle bir rivayet anlatılır. Yüce Allah kullarına sormuş, benden ne istiyorsunuz? Herkes duasında kendine göre bir şeyler istemişler. Bazıları para istemiş. Bazıları çocuk istemiş. Bazıları makam ve mevki istemiş. Bazıları toprak istemiş. Bazıları düşmanlarının yok olup bitmelerini istemiştir. Bu kişilerden yalnızca Hz. Süleyman “ya rabbi bana akıl ver, adil olayım, haklıyı haksızdan ayırayım. Doğruyu yanlışı bilelim. Yanlışa düşmeyelim. Halk için bir şeyler yapayım.” Bunun üzerine Allah ona hayvanların dilinden anlama esen rüzgârdan bile haberdar olma üstünlüğünü verir.  Aklını doğru kullandığı için idareci olmuş ve yılarca yöneticilik yapmıştır. Hz. Süleyman´ın mucizelerinden ve hayvanlarla konuşmasından dolayı birçok efsane ve hikâye anlatılır. Bu hikâye ve efsanelerden bir tanesi de “Derviş ve Yaralı kuş” hikayesidir.

Hz. Süleyman hayvanların dilinden anladığı için hayvanların bazı sorunları olduğunda konuyu onun meclisine taşırlarmış. Günlerden bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman´ın makamına gider. Yaralı kuş derdini anlatmaya başlar. Yaralı kuş Hz. Süleyman´a kendisinin bir derviş tarafından vurulduğunu ve dervişin onun kanadını kırdığını ifade eder. Hz. Süleyman, yaralı kuşu dinledikten sonra hemen dervişe haber gönderir ve gelmesini ister. Derviş´te Hz. Süleyman´ın meclisine gelir. Hz. Süleyman dervişe sorar. Bu kuş senden şikâyetçi neden bu kuşun kanadını kırdın? Derviş cevap verir. “Sultanım ben ava çıkmıştım, o sırada bu kuşu gördüm. Yanına yaklaştım kaçmadı, biraz daha yanına yaklaştım yine kaçmadı. Bana kendiliğinden teslim olacak diye düşündüm. Üzerine atladım tam yakalayacağım esnada kaçmaya çalışınca da kanadı kırıldı.” Hz. Süleyman dervişi dinledikten sonra kuşa döner “bak oda haklı sana yaklaşmış niye kaçmadın? O sana yaklaştığı esnada sen kaçabilirdin? Niye kaçmadın? Derviş sana adım adım yaklaştığı halde ve sende onu gördüğün halde yerinde beklemişsin niye oradan uçmadın?” Kuş cevap verir “efendim ben onu derviş kıyafeti ile gördüğüm için kaçamadım. Onu derviş kıyafetleri içinde görünce bu Allah´ın dervişidir. Dervişler Allah´tan korkarlar. Bana zarar vermez dedim.  Avcı kıyafetleri olsaydı ya da avcıya benzer bir yönü olsaydı hemen kaçardım. Ne bileyim oda beni avcı gibi avlayacağını.” Bu konuşma üzerine Hz. Süleyman savunma yapan kuşu haklı bulur. Hz. Süleyman kısasın yerine gelmesini ister. Kuşu haklı bulur. Hemen dervişin kolunu kırın der. Yani derviş kuşun kanadını kırdığı için Hz. Süleyman´da dervişin kolunun kırılmasını emreder. Eskiden cezalar kısasa kısas yoluyla yapılırdı. Kuş Hz. Süleyman´a “aman efendim yapmayın onu elini kırsanız gene iyileşir. Aynı hareketi tekrar yapar.” Hz. Süleyman kuşa döner “derki o zaman ne yapalım sen söyle kuş derki “efendim siz onun üzerindeki dervişlik hırkasını çıkarın. Bide onun sakalarını da kesinki benim gibi gariban kuşlar onun sahte dervişliğine kanmasınlar. Onun bu tuzağına düşmesinler. Ben onun bu tuzağına aldandım bundan sonraki kuşlar aldanmasın demiş.” Hz. Süleyman onun dervişlik hırkasını çıkarır. Sakalarını da keser ve gönderir.

Bu hikâyede insanların göründükleri gibi olmadığını, insanların şekillerini değiştirerek toplumu kandırdıklarını anlatan bir hikayedir.  Hikâyede toplumun saygı, sevgi ve hürmet gösterdiği bir makamın ne şekilde kirletildiğini gösteren bir hikayedir. Toplumun bazı yöneticileri ve idarecileri bazı makam ve mevkilerin altına sığınarak yanlış yaptıklarını anlatan bir yazıdır. Bulunduğun makam ve mevkiinin hakkı ile yönetilmesi gerektiğini anlatmaktadır.

“Kişiliğini makamdan alanlar, makamdan sonra kişiliksiz kalırlar.”

 

Anahtar Kelimeler: YARALI, DERVİŞ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
HERKESİN BİR ZAHİDE´Sİ VAR (14 Şubat 2019 - Perşembe)
İKİ MESELE (31 Ocak 2019 - Perşembe)
PEPUK (GUGUK) KUŞU EFSANESİ (24 Ocak 2019 - Perşembe)
UYAN SUNAM HİKÂYESİ (17 Ocak 2019 - Perşembe)
ARIX TÜRKÜSÜ VE HİKÂYESİ (10 Ocak 2019 - Perşembe)
KURTLAR DOĞAYI NASIL ETKİLEDİ (03 Ocak 2019 - Perşembe)
SARI ÖKÜZ´Ü VERMEYECEKTİK (27 Aralık 2018 - Perşembe)
ALAGEYİK HİKÂYESİ (20 Aralık 2018 - Perşembe)
GİRESUN´UN İÇİNDE HİKÂYESİ (06 Aralık 2018 - Perşembe)
KARADIR KAŞLARIN FERMAN YAZDIRIR (29 Kasım 2018 - Perşembe)
ARDA BOYLARI HİKÂYESİ (22 Kasım 2018 - Perşembe)
CEHENNEMDE ATEŞ YOKTUR (15 Kasım 2018 - Perşembe)
KAVALIN PİRİ (08 Kasım 2018 - Perşembe)
SALİH VE NURÊ HİKÂYESİ (01 Kasım 2018 - Perşembe)
ZİZANE HİKÂYESİ (25 Ekim 2018 - Perşembe)
KRALSIN YA ÇİRKİNLİĞİNİ BOŞ VER (18 Ekim 2018 - Perşembe)
MATEMATİK KÖYÜ (04 Ekim 2018 - Perşembe)
BU DÜNYADAN BİR YAŞAR KEMAL GEÇTİ (27 Eylül 2018 - Perşembe)
ZEMBÎLFİROŞ HİKAYESİ (20 Eylül 2018 - Perşembe)
AHMET KAYA HÂLÂ BİRİNCİ (13 Eylül 2018 - Perşembe)
KÖY VE ÜRETİM (07 Eylül 2018 - Cuma)
TAZİYE YEMEKLERİ KALDIRILSIN (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Sayfa: