Son Sayı
Önceki Sayılar
Mardin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:42 07:22 12:29 15:00 17:18 18:46
İLETİŞİM
Süryani ustaların 200 yıllık aletlerini sergiliyor
Mardin´de Süryani telkari ustalarından kalan 200 yıllık araç ve gereçleri kuyumculuk dükkanının cam mekanında sergileyen Süryani Telkari Ustası Metin Ezilmez, en az 200 yıllık bir tarihi olan altın ve gümüş işlemeciliği için kullanılan aletleri günümüze kadar taşıyarak, tarihe ışık tutuyor. Ezilmez, vitrininde sergilediği araç ve gereçlerin eski Süryani ustalarından kalan ve yıllar öncesine ait olduğunu dile getirerek, sergilediği aletlerin kuyumculuk dalında kullanılan malzemeler olduğunu söyledi.
Tarih: 28.12.2018 10:20:56/ 244okunma / 0yorum

Süryanilerin yüzyıllardır yaşattığı önemli sanatlardan birisi de telkâriciliktir. Süryani telkâri ustaları bu alandaki maharetlerini yaptıkları eserlere yansıtmış ve birbirinden kıymetli parçalar üretmişlerdir. Türkiye´de en önemli telkâri merkezi Süryanilerin eskiden çokça yaşadığı Mardin ve çevresi olmuştur. Bugün bu sanatı yaşatmaya çalışan çok az sayıda Süryani telkâri ustası kaldı. Süryani ustaların yaptıkları parçaların değerleri bugün bile yörede anlatıla gelmektedir. Ne yazık ki bu sanata diğer insanlar Süryaniler kadar ilgi göstermemişlerdir. Bu nedenle telkâri sanatı son demlerini de yaşıyor diyebiliriz.

Mardin´de yıllar önce yaşayan Süryani Telkari ustalarından kalan araç ve gereçlerin büyük çoğunluğu ya kayboldu ya da hurdaya döndü. 200 yıl önce Süryani ustaların kullandığı araç ve gereçlerinden birer örneğini bir araya getiren Süryani Telkâri Ustası Metin Ezilmez, eskilerden kalma araç ve gereçleri kuyumculuk dükkanında sergiliyor. En az 200 yıllık bir tarihi olan altın ve gümüş işlemeciliği için kullanılan aletleri günümüze kadar taşıyan Ezilmez, amacının tarihe ışık tutmak olduğunu söyledi.

‘Şu an ki modeller eski kalıplardan esinlendi´

Ezilmez, aletleri eski ustalarından toplayarak günümüze kadar koruduğunu ifade ederek, “Şu an mevcut Mardin´deki kuyumcuların vitrinlerinde bulunan bütün modellerimizin çoğu bu eski kalıplarından esinlenerek çıkardığımız modellerdendir. Yani geçmişimize ait izler. Onları bugün pratik ve uygulamada fiilen bir tek ben o kalıpların tümünü çalıştırabilirim. Bunlardan daha fazlası var bende. Şalimo bugün günümüzde tüp olarak kullandığımız, kaynak yapmak için ihtiyacımız olan bir aparat. Ayak pedalıyla basılıp havanın pompalamasından benzine giden depodan yüksek derecedeki benzinli havayı, ağızdan veriyor. Buna biz Şalimo diyoruz. Eski bir teknik. 100 yıl öncesine ait. 1985´lere kadar çalıştığımız bir çalışmaydı. Altını eritip döktüğümüz rizek dediğimiz bir kalıp altın döküm aleti. Astar kalıbımız var.  Altın için bir el matkabımız var. Aparatlar var. Makas, pense, tel çekme pensesi var. Kakmacılıkta kullandığımız kalıplar var. Kakmacılık binlerce yıllık önceki bir çalışma. Yani Romalılardan kalma bir çalışma, bir gelenek” dedi.

‘Bir müze açacak kadar kalıplarımız var´

Vitrininde sergilediği araç ve gereçlerin eksi Süryani ustalarından kalan ve 100 ila 200 yıl arasında olduğunu dile getiren Ezilmez, kuyumculuk dalında kullanılan malzemeler olduğunu söyledi. Ezilmez, şöyle devam etti: “Bir kuyumculuk müzesi açacak kadar kalıplarımız var. Eskiden bizde kalan eski hesap makinelerimiz var. 1983 yılına kadar kullandığımız eskiden Almanya ve Fransa´dan gelen hesap makineleri. Şu an o hesap makinesinde yaklaşık bir tanesini daha Sabancı Müzesine hibe etmiştim. Ve Sabancı Kent Müzesindeki kuyumculuk bölümünü tümünü eşyalarını kendim şahsımca hibe etmişim. Müzedeki kuyumculuk bölümündeki araç gereçler, masa, şalimo, eritme aletlerimiz, hesap makinelerimiz orada, şu an da müzede sergileniyor. Buradaki tek amacım eski araç gereçleri toplayarak, daha önce toplamış olduğum kalıpları günümüze kadar taşıyıp, tarihe ışık tutmak. Zenginliğimiz ellerimizdeki sanat olsun diye eski ustalarımızdan kalan kalıplarla toplayıp tekrar onlara günümüzde değişik bir vitrin çalışmak için çaba sarf ettim. Bu çalışmalarımızdan dolayı yaklaşık 110 sayfaya varan bir çalışma kitabımız var. Bütün vitrindeki yapmış olduğumuz konular, ürünlerin anatomileri var. Bunları günümüzde yarınlara nasıl taşıyabiliriz hesabını yapıyoruz.”

‘Mardin altınla tanıtılmalı´

“Küçücük bir dükkanda bunları saklamakla korumakla bir yere varacağımızı sanmıyorum. Keşke bizim için üniversitelerde bir bölüm açılmış olsaydı. Süryaniler olarak büyük bir tecrübemiz var” diyen Ezilmez, Mardin´in sadece gümüş ile tanıtılmasını yanlış bulduğunu belirterek, “Gümüş, daha çok Midyat´ta Süryanilerin yaptığı bir iştir. Mardin merkezinin telkâri sanatı altınla vardır. Romalılar, Bizanslılar yaşamış burada, bunlar gümüş mü takardı? Altın telkâri, altın kakmacılık çalıştık, değerli taşların üzerinde altınla çalıştık biz. Çatal kaşık gibi ev eşyaları üzerinde telkâri çalıştık ama kadınlarımız boyunlarında, ellerinde altın oldu her zaman. Ermeni, Süryani, Arap, Kürt, bütün kadınlar altın takılar kullandı. Mardin´in gümüşle tanıtılması yanlıştır bu yüzden” diye konuştu.

Haber: Serkan KURT

 

/resimler/2018-12/28/1022043402926.jpg

/resimler/2018-12/28/1022219340001.jpg

 

 /resimler/2018-12/28/1022458559209.jpg

/resimler/2018-12/28/1023096372232.jpg

/resimler/2018-12/28/1023271685048.jpg










Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *