Son Sayı
Önceki Sayılar
Mardin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:42 07:22 12:29 15:00 17:18 18:46
İLETİŞİM
BİR MARKANIN HİKAYESİ
Azmin ve inancın doğurduğu Marka Artukbey..
Tarih: 10.1.2016 17:26:37/ 7976okunma / 0yorum

 

        Bugün farklı bir konu ile karşınızdayız.  Geçmişten geleceğe taşınan, bir deve kervanın tozlu ve mistik yolarından geçip günümüze damgasını vuran deve  kervanı sahibi bir dedenin torunu olan Tacettin Yertüm ve kardeşlerinin alkışlanacak hikayelerini sizlere aktaracağım.

       Evet tamı tamına 106 yıllık bir hikaye. 1906 yılında Ali Yertüm  Mazıdağı İlçesine bağlı Mendela Köyünden Mardin Zınnar Bağlarına, oradan da Mardin ovasına  hububat ve ekimi  yapmak üzere indiği zaman, ticaret  kuruyemiş  sadece leblebi ve türevlerinden ve birkaç çeşit  çekirdekten  ibaretti belki de.

           Artukbey  kahve ve kuruyemiş zinciri sahibi Tacettin Yertüm´ü Organize Sanayi Bölgesinde yeni kurduğu kuruyemiş  fabrikasında ziyaret ediyoruz. Fabrikada  Makineler henüz yerleştirilmemiş, ofis düzenlenme hazırlığında. İşçiler çalışıyor harı harıl

       Tacettin Yertüm´ün Ofisi sade ve mütevazi. Sahibinin düşünce ve ticaret anlayışı ile hayat felsefesinin bir anlamda dışa yansıması gibi.

     Tacettin Yertüm ile makam masasının önünde söyleşiye başlıyoruz. Orta şekerli kahveler özel bir sunumla geliyor. Masanın üzerindeki kuruyemiş ikram kabı henüz boş. Kahveleri yudumlarken sorularımız yöneltiyoruz Tacettin Yertüm´e.

    Artukbey Kahve ve Kuruyemişin Hikayesi Nedir?

             Kızıltepe ilçesinde 2000 yılında Özgürlük Meydanında  “Mardin Kuruyemiş” adı altında bir şube açtık. İşler iyi gitti. Ama farklı şeyler düşünüyorduk, hedeflerimizi  ve hayallerimizi  büyük tuttuk hep.2009 yılında işyeri sahibi bizi yerimizden çıkarınca Mardin Merkezde ilk şubemizi açtık. Farklı bize ait olmayan adlar altında müşterilerimize hizmet verdik.

  Artukbey İsmi nereden geldi?

         Aklımızda, kendimize Mardin´in bir markası olan kuruyemiş üretme ve bunu yaygınlaştırma hayali vardı. Marka ismi arayışına girince Mardin Tarihini inceledik. Elazığ Harput´tan, Diyarbakır´a, oradan da Mardin  Artukbey´in hikayesini okudum dikkatimizi çekti. Mardin´in günümüze taşınan güzellikleri, eserler hep Artuklulara aittir.  Artukluların beyi , Artuk Beydi. Ve yarattıkları Marka Şehir Mardin´e yakışır en güzel kuruyemiş markası  “Artukbey” olmalıydı dedik. Ve bu Marka´ya karar verdik. 16 grupta Artuk bey ismini tescilledik.

 Logodaki Artuk bey mi?

             Marka isminde karar verdikten sonra yakın arkadaşlarımız ve çalıştığımız ajans ile logo nasıl olmalı? Marka ismine uygun nasıl olsun beyin fırtınası yaptığımız bir sırada, duvarda asılı Ali dedemin fotoğraf yere düştü ve camı kırıldı. Fotoğrafı yerden alırken işte logo dedim. Dedenin bıyıkları, görüntüsü Artukbey Markasına biçilmiş kaftan gibi geldi. Herkes hemfikir oldu. Ve gördüğünüz logo ortaya çıkmış oldu.

     Dedeniz Ali beyin de hikayesi var mı?

           Asıl hikaye dedemin  geçmiş zamandan geleceğe taşıdığı hikayedir. 106 yıl önce dedem Mazıdağı İlçesine Bağlı Mendela Köyünden 17 deveden oluşan kervanı ile Mardin´in Zınnar bağlarına, oradan da çiftlik köyüne geldiğinde bugünkü kuruyemiş hikayemizin temelini atmış oldu.500 baş koyunu ve deve kervanı ile büyük bir tüccardı. Dedem nohut ekti, buğday, mercimek ekti. İpek yolu üzerinde  Ortadoğu ülkelerinden gelen kumaşlarla, ipeklilerle kimi zaman takas etti. Kimi zamanda ipekli kumaşları deve kervanı ile nakliyesini üstlendi.9´u erkek 11 çocuğu oldu. Her geçen gün zenginliğine zenginlik kattı. O dönemlerde deve kervanı bugünün tır filosu gibiydi. Amcalarımın anlatımına dedem  vefat edince çocukları mirasın üzerine kondu. Ama babalarının ticaret anlayışından uzak, birikimleri tüketmekle uğraştılar.

      Siz dedenize mi çektiniz ticaret alanında?

      Dedem döneminde büyük tüccardı. Ben de dedemin hikayesini kendime şiar edindim. Onun için hedeflerimi  ve hayallerimi hep büyük tuttum.

     Marka, Logo ve Hedefleriniz amacınıza ulaşmanıza yeterli geldi mi?

    Bizim işletmemizde ben bilirim diye bir şey yok. Her şeyi profesyonelce yapıyoruz. Üretimlerimizi, sloganlarımızı ve tadlarımızı ortak akıl yolu ile hazırlıyor ve buluyoruz. Çalıştığımız ajansın sahibi Hakan Irmak şehirleşme ve markalaşma konusunda bize fikirler sundu. Türkiye´nin Tadı ve Kokusu  ürünlerimizi görücüye çıkardık. Sonra  hangi şehirde şube açtıysak  o şehrin  tadı ve kokusu sloganını öne çıkardık. Samsundaki Şubemizde Samsun´un tadı ve kokusu  sloganı müşterilerimize hizmet veriyoruz.

 Kaç şehirde şubeniz var, şubeleşmedeki hedefiniz nedir?

         Bu gün itibari ile 26 şubemiz var. Mardin, Diyarbakır, Edirne, Samsun, Antalya, Isparta, İstanbul, Batman, Şanlıurfa´da  ve bazı ilçelerde şubelerimiz var. Küçük umutlar ve büyük hayal ve hedeflerle çıktığımız yola kararlı adımlarla ilerliyoruz. Türkiye´nin her  il´inde,  her ilçesinde şube açmayı, ülke geneline yayılmayı hedefliyoruz. Ama en büyük hedefimiz Mardin´den Dünya´ya açılan prestijli bir marka olarak üretimimizi sürdürmektir.

       Türkiye´ye ve Dünya´ya bu şartlar altında yayılmak nasıl olacak?

      Ufak alanlarda başlattığımız üretimimizi, bugün yeni kurduğumuz 5 bin metrekarelik alanda sürdüreceğiz. Geliştikçe, Pazar alanlarımız geliştikçe yatırım alanlarımız genişleteceğiz. Bugün ARGE departmanımız oldukça güçlü bir yapıya sahip. İfade ettiğim gibi profesyonelce genişlemeye ve yayılmaya çalışıyoruz.

       Kaç kişiye istihdam alanı yarattınız?

     Türkiye genelinde 100 kişiye istihdam alanı sağladık. Türevleriyle ele aldığınızda bu yüz aile demektir. Bu alandaki hedeflerimiz de büyüktür. Ülke geneline ve Dünya ülkelerine  yayıldığımızda istihdam alanları da artacaktır.

   Devlet desteği aldınız mı? Teşvik  gördünüz mü?

 Biz kendi yağımızla kavrulduk. Mardin merkeze taşındıktan sonra, markalaşma ve yayılma hedeflerimizi  hayata geçirme faaliyetlerimize devam ederken, KOSGEB´den destek alabileceğimiz yönünde bilgi aldık. Konuştuk yetkililerle. Bizden proje istediler. Projemizi sunduk, galiba inandırıcı gelmedi. Olumsuz cevap aldık. İyi ki de öyle oldu. Biz kendi yağımızla, kendi öz sermayemizle yolumuza devam ediyoruz

Markalaşmanız, Marka Şehir Mardin´e ne kazandırdı. Size geri dönüşümü nasıl oldu

    Mardin´e taşındığımızda kahve,kuruyemiş, çerez satan esnaf, naylon poşet, kese kağıdı ile satış yapıyor, müşteriye sunumu turizme ve turiste uygun değildi. Biz yeni bir sunum ve anlayışla, dekorla müşterilerimizi karşılamaya ve hizmet vermeye başladık. Özel kutular ve sunumlarımız kahve ve kuruyemiş alanında örnek alındı, kuruyemiş satanlar mecburen değişikliklere gitmek zorunda kaldı.  Kuruyemiş kutuları artı ücretlerle satılmamaya başlandı. Kahve Mardin´de içilir sloganı ile başlattığımız kahve ikramları, kuruyemiş ikramları dikkat çekince diğer esnaflarda bizi örnek aldı. Ve kısa sürede kuruyemiş alanında gelişmeler sağlandı. Sayıları el parmakları kadar iken bugün 200 esnaf bu iş ile uğraşmaya başladı.

 Yoldan geçenlere kahve  ve badem şekeri ikram ediyorsunuz? Zarar değil mi?

   Mardin´deki bütün şubelerimizdeki ürünlerden yemek serbest. Şubelerimize giren herkese kahve ikram ediyoruz. Sıcak badem şekeri ikram ediyoruz. Şubelerimize girenler kendilerini kendi evlerinde hissediyorlar. Bu konudaki sloganımız “ Yemek serbest, cebe koymak yasak”. Şimdiye kadar zarar etmedik. Demek ki yemekle zarar olmaz.

     Söyleşimiz sürdürürken içeri orta yaşlı bir bey girdi. Tacettin Yertüm “ Babam geldi, Ali Yertüm. Dedemin adını  taşıyor. Emekli öğretmendir. Bizi yetiştiren her şeyimizi borçlu olduğumuz insan”  şeklinde tanıttı.

      Ali bey ile sohbetimiz, yaş takıntısı,  işitme kaybı, saçlar aklaşması ve güncel konularla sıcaklık yarattı.

     Bu arada Tacettin Yertüm  sehpa üzerinde boş duran kuruyemiş servis tabağını işaret ederek, bize çay getiren bayan “ Şubelerimizde  müşterilerimize  ikramlarımız oluyor, misafirlerimize yok mu “ deyince, servis tabağı taze  kuruyemişlerle doluyor.

Sorunlarınız, aşamadığınız sorunlar var mı?

             Bölgede yaşanan sorunları biz de yaşıyoruz. Bizim sektör belki olaylardan en fazla etkilenen sektör. Turizm hareketleri durunca, bölgenin ekonomisi duraklayınca biz de  fazlasıyla etkileniyoruz. Kahve,Çerez, kuruyemiş ihtiyaç fazlası bir harcamayı gerektirir. Önce aş-ekmek sonra kuruyemiş. Hatta moral meselesidir. Morali düzgün olmayan çerez yemeyi, kuruyemiş yemeyi unutur.

   Ama buna rağmen siz yatırım yapıyorsunuz?

         Evet yatırım yapmaya, genişlemeye devam edeceğiz. Bölgenin geleceğinden umutluyuz. Biz Diyarbakır Sur ilçesinde şube açtık. Bismil ilçesinde şube açtık. Bismil şubesi açıldıktan birkaç gün sonra 6 gün olaydan dolayı kapalı kaldı. Umudumuzu yitirmedik. Bölgemizde güzel şeyler olacak. Silahların susacağını, yerini barış ve kardeşliğin alacağını düşünüyoruz.

Marka diyorsunuz, slogan diyorsunuz . Hizmet anlayışınız nedir. Marka  ve slogan yeterli mi sizce?

     Marka, vitrin ve slogan elbette çok önemli. Ama en önemlisi de tat ve kalitedir. Ekibimizle bir ürün üretmeye karar verdiğimizde dışarıda gurmelere gönderiyoruz. Onlardan gelen tepkiler doğrultuşunda şubelerimize azar miktarda numuneler gönderiyoruz. Müşterilerimizin tepkisine göre  ya sürümü arttırıyor  ya da ürün üretiminden vaz geçiyoruz.

   Temel İlkeleriniz var mı?

       Olmaz mı? Biz yemediğimiz, yiyemeyeceğimiz hiçbir ürünü müşterimize satmıyoruz ve yedirmiyoruz. Günü kurtarma zihniyetinden uzağız. Müşteriyi bir seferlik alışveriş yapacak diye düşünmüyoruz. Şubemize gelen müşterinin arkadaşlarıyla  birlikte gelmesi için ne yapabiliriz hesaplarını yapıyoruz.

   Marka ödülü aldınız? Nasıl bir duygu?

     Evet markalaşma yolunda doğru yolda olduğumuz gösteren bir ödül. Bölgesel ve Uluslararası Marka Ödülüne layık görüldük. Sanko,Zilan gibi ünlü markalar  ve kuruluşların sınıfında yer almak bizim için çok anlamlıydı. Hele bu kuruyemişte, yiyecekte marka ödülünü alabilmek farklı bir duygu yaşattı bize.

             Mardin´de yerel yönetimlerden beklentiniz nedir, yeterli ilgiyi görüyor musunuz?

         Mardin´de 4 milyon olmak üzere Türkiye genelinde 15 milyon liralık yatırım yaptık. Mardin tanıtım günlerinde biz yine gelen misafirlere kahve ve kuruyemiş ikram ediyoruz. Feshane´deki tanıtım günlerinde 20 kişiye kahve ikram ettik badem şekeri  tattırdık. Yine tanıtım olsa yine ikramlarımız olacak. Yöneticilerden sadece manevi destek ve ilgi bekliyoruz. Tam görüyor muyuz? Hayır!

         Biz işimize, yatırımlarımıza ve yayılmaya devam etmeye kararlıyız.

       Tacettin Yertüm ve Babası Ali beyle ,dede Ali Yertüm´ün fotoğrafı ile hatıra fotoğrafı çektiriyoruz.

     Baba Ali Yertüm,” öğretmen olarak en büyük sermayem ve yatırımım ahlakı bütün çocuklar yetiştirmek oldu. Çocuklarımla gurur duyuyorum”

      Biz de Ali Yertüm ve İş adamı oğlu Tacettin Yertüm´ü tebrik edip, başarılarının devamını diledik ve söyleşimizi  bitirdik.

        Bir başka söyleşide buluşmak dileğiyle…

 

 

 

 









Kaynak:

Anahtar Kelimeler: MARKANIN HİKAYESİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *